İçindekiler
- Şiddet Kavramı: Sadece Dayak Atmak mıdır?
- 1. Fiziksel Şiddet ve TMK. Madde 162/166 Kapsamı
- 2. Psikolojik (Duygusal) Şiddet Olarak Kabul Edilen Davranışlar
- 3. Ekonomik Şiddet ve Cinsel Şiddet Halleri
- Şiddetin Hukuken İspatlanması: Darp Raporu Şart mı?
- Şiddetin Tazminat, Velayet ve Nafaka Üzerindeki Çarpıcı Etkisi
- Hayatı Tehlikede Olanlar İçin 6284 Sayılı Koruma Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Şiddet Kavramı: Sadece Dayak Atmak mıdır?
Ülkemizde "şiddet" kelimesi duyulduğunda, akla ilk olarak fiziksel temas, yaralama, kanama veya hastanede alınan darp raporları gelir. Oysa Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay uygulamalarında Şiddet; kişinin sadece fiziksel bütünlüğüne değil, ruhsal dengesine, ekonomik özgürlüğüne ve cinsel onuruna yönelik her türlü haksız saldırıyı kapsayan son derece geniş ve kapsayıcı bir şemsiyedir.
Eşlerden birinin diğerine uyguladığı her türlü şiddet türü, evlilik birliğini temelinden sarstığı için şüphesiz kesin bir boşanma sebebidir. Hiçbir eş, kendisine kasten zarar veren, onu değersizleştiren, yaşam enerjisini sömüren ve can güvenliğini tehdit eden bir evliliği sürdürmeye hukuken zorlanamaz. Hakim, şiddetin varlığını tespit ettiği anda evliliğin kurtarılıp kurtarılamayacağına (eşlerin barışma ihtimaline) bakmaksızın boşanma kararı vermeye ve şiddet uygulayan eşi yüksek maddi-manevi tutarlarla cezalandırmaya mecburdur.
1. Fiziksel Şiddet ve TMK. Madde 162/166 Kapsamı
Fiziksel şiddet; tokat atmak, tekmelemek, saç çekmek, itmek, bir eşya fırlatmak, boğaz sıkmak veya kesici/delici aletlerle saldırmak gibi insan bedeni üzerinde tahribat yaratan, can acıtan eylemlerin tümüdür. Fiziksel şiddetin boyutu, boşanma davasının hangi kanun maddesine dayanılarak açılacağını belirlediği için hayati bir öneme sahiptir:
- TMK Madde 162 (Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele): Eğer eşin uyguladığı şiddet öldürmeye teşebbüs düzeyindeyse (uyurken boğazını sıkma, silahla kovalama, bıçaklama, odaya kilitleyip aç bırakma, zincire vurma), bu durum Özel Boşanma Sebebi olan "Hayata Kast" kapsamında değerlendirilir. Eş ağır yaralanmış veya yoğun bakıma kaldırılmışsa, fail eş sadece ceza mahkemesinde hapis yatmakla kalmaz, boşanma davasında "tam kusurlu" görülerek mal paylaşımında dahi haklarından tamamen mahrum bırakılabilir.
- TMK Madde 166 (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması): Eğer şiddet "basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek" boyutta bir tokat, tırnaklama, itme, kakma, kola veya yüze vurma şeklinde tezahür etmişse; bu eylemler TMK 166/1 Genel Boşanma Sebebi olarak dava edilir. Önemli uyarı: Toplumda bazen "Bir tokattan bir şey olmaz, yuva yıkılmaz" şeklinde yanlış bir algı vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları son derece nettir: Eşe atılan BİR TEK TOKAT dahi, evliliği temelinden sarsan büyük bir şiddet eylemidir ve tek başına yeterli bir boşanma sebebidir. Şiddetin "sürekli" veya "düzenli" olması gerekmez!
2. Psikolojik (Duygusal) Şiddet Olarak Kabul Edilen Davranışlar
Vücutta morluk veya yara olmaması, evlilikte şiddet olmadığı anlamına kesinlikle gelmez! Dışarıya karşı "mükemmel bir koca" veya "kibarcık bir kadın" rolü çizen nice insanın, dört duvar arasında eşini ağır bir psikolojik tahribata uğrattığı, Hukuk dünyasında her gün karşılaşılan bir vakadır. Yargıtay'ın "Psikolojik Şiddet ve Tam Kusur" saydığı ve boşanma kararı verdiği bazı eylemler şunlardır:
- Sürekli Aşağılamak ve Hakaret Etmek: Eşe "Sen beceriksizsin, aptalsın, senden koca/kadın olmaz, hayvan, şizofren" demek veya dış görünüşüyle alay etmek (boyu, kilosu vb.).
- Aile Bireylerine Hakaret: Eşin anne veya babasına küfretmek, onları eve sokmamak.
- Sosyal İzolasyon: Eşin ailesiyle, komşularıyla veya arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklamak, onu eve hapsetmek.
- Aşırı Kıskançlık Sendromu (Patolojik Kıskançlık): Eşin telefonunu şifreden zorbalıkla açtırmak, onu sürekli ve asılsız şekilde aldatmakla suçlamak (iftira atmak) veya eşin işyerine gidip mesai arkadaşlarıyla muhatap olmasını engellemek.
- Sevgisizlik ve Tehdit: "Seni babanın evine gönderirim, benden boşanamazsın, seni süründürürüm" diyerek korku iklimi yaratmak, eşe sevgisiz davrandığını açıkça beyan ermek.
Bu psikolojik şiddetlere maruz kalan kişi, intiharın eşiğine dahi gelebilmektedir. Hakim, tanık ifadeleri ve WhatsApp kayıtları (küfür, tehdit) sayesinde bu psikolojik şiddeti saptadığında şiddet uygulayan eşi "ağır kusurlu" addeder.
Hukukta "Şiddet" Ağacı Dört Daldan Oluşur
Fiziksel Şiddet
Darp, itme, yaralama, eşya fırlatma. Cisimle ya da bedenle yapılan eylemler.
Psikolojik Şiddet
Aşağılama, hakaret, tehdit, özgüven kırıcı sözler söyleme.
Ekonomik Şiddet
Maaşa el koyma, harçlık vermeme, habersiz aşırı borçlanma.
Cinsel Şiddet
Zorla cinsel birliktelik, cinsel tiksinti yaratıcı istekler dayatma.
3. Ekonomik Şiddet ve Cinsel Şiddet Halleri
Ekonomik Şiddet: Eğer koca veya kadın eşinin rızası olmadan evdeki birikimi şans oyunlarında kumar ve bahiste tüketiyorsa, eşinin çalışarak elde ettiği maaş kartına tamamen el koyuyor ve ona evin ihtiyaçları için asgari bir bütçe veya harçlık tahsis etmiyorsa, çalışmasına engel oluyorsa; bu durum Yargıtay'da "Ekonomik Şiddet" olarak adlandırılır evliliğin ekonomik bağlarını kopardığı için kesin bir boşanma sebebidir.
Cinsel Şiddet: Evlilik içerisinde eşler arasında cinsel yaşamın bulunması hukuken de beklenen ve medeni yasa çerçevesindeki sadakat ve evlilik gerekleri kapsamındaki bir olgudur. Ancak, kadın veya erkeğin "istememesine rağmen, zorla bedensel ilişkiye mecbur bırakılması", rızaya aykırı şekilde gerçekleşmesi Türk Ceza Kanunu kapsamında "Nitelikli Cinsel Saldırı (Eşler Arası)" suçunu oluşturduğu gibi, özel ve onur onayı kırıcı davranış teşkil ettiği için boşanmada da fail aleyhine çok büyük bir yıkım doğurur.
Şiddetin Hukuken İspatlanması: Darp Raporu Şart mı?
Halk arasında bilinen en büyük yanlış tutum; "Beni dövdü ama gidip o an rapor almadım. Hastaneye de gitmedim, geçti bitti, ispatlayamam ve dava açamam." düşüncesidir.
Boşanma Davaları Ceza Davaları kadar "şüpheden sanık yararlanır" niteliğinde mutlak somut kesici-delici kanıt aramaz. Sizin o an darp raporu almamış olmanız davayı kaybedeceğiniz manasına gelmez! Sizin şiddete veya hakarete uğradığınızı kanıtlayan diğer yan unsurlarla da (takdiri deliller) bu ispat inşası pekala kurulur.
Şanslı İspat Delilleri Nelerdir?
- Tanık Şahitliği: Burnundan kan gelen eşin, ağlayarak annesinin evine ya da komşusuna kaçtığını gören kişilerin veya gürültü patırtıyı mutfaktan dinleyen komşunun mahlemede gelip "evden çok büyük gürültüler geliyordu, kapıyı kadın ağlayarak açtı, yüzü gözü kızarmıştı" şeklinde vereceği tanık beyanı, hukuken darp raporuyla neredeyse aynı güce ulaşmaktadır.
- WhatsApp Yazışmaları: Şiddet sonrası eşlerin birbirine attığı veya akrabalarına attığı sms'ler. "Tamam bir kere sinirlendim kolum çarptı vurdum, abartma!", "O an çok gergindim, özür dilerim pişmanım" diyen erkeğin mesajı, tüm raporlardan kıymetli bir "İkrar - İtiraf" belgesidir.
- Fotoğraf ve Videolar: Olası morlukların tarafınızca çekilmiş fotoğrafları, ses kayıtları belli şartlarla delil kabul edilebilir (şiddet sırasındaki anlık can havli kayıtları).
Şiddetin Tazminat, Velayet ve Nafaka Üzerindeki Çarpıcı Etkisi
Eğer bir boşanma davasında şiddet kanıtlanırsa mahkemenin çarkları tamamen mağdur yararına dönmeye başlar.
Nafaka Yönünden: Şiddet uygulayan taraf Tam Kusurlu ya da Ağır Kusurlu olduğu için kendisi Yoksulluk Nafakası talep edemez; ancak karşı tarafa "büyük bir sarsıntı" geçirdiği için tedbir ve devamında yüklü yoksulluk nafakası bağlamak zorundadır.
Manevi Tazminat Yönünden: Yukarıda da eleştirdiğimiz gibi; "dayak" bir insanın onuruna, gururuna ve yaşama hakkına en temel saldırıdır. Hakim fail eşin sosyal ekonomik durumuna (zenginliğine) orantılı olarak şiddet gören kadına/erkeğe ciddi bir Manevi Tazminat ödemesine hükmeder.
Velayet Yönünden (Çocuğun Geleceği): Çocuğun ev içerisinde babasının annesini (ya da annesinin babasını) dövdüğüne veya onlara ağza alınmayacak hakaretler sıraladığına şahit olması, o eşin pedagojik olarak çocuğun ahlaki ve fiziksel gelişimine Ciddi Risk oluşturduğunu ve rol model yetisinin parçalandığını kanıtlar. Hakim fiziksel şiddet uygulayan ve öfke sorunu olan eşe velayeti vermeye asla yanaşmaz.
Hayatı Tehlikede Olanlar İçin 6284 Sayılı Koruma Kararları
Toplumda şiddet sarmalından kaçamayan, "boşanma davası açarsam beni eve sokmaz, yakar, öldürür, çocuklarımı bana göstermez" korkusu yaşayan özellikle kadın mağdurlar için 6284 Sayılı Kanun (Ailenin Korunması Yasası) cankurtaran yeleği görevi görür.
Boşanma davası açılmadan hemen önce veya açılır açılmaz veyahut dava dahi açılmaksızın doğrudan Aile Mahkemesine (veya kolluk karakol birimlerine) gidilerek "Acil Şiddetten Korunma" istenir. Hakim sadece birkaç saat içerisinde fail kişinin:
- Müşterek Konuttan Uzaklaştırılmasına,
- Mağdurun yanına, işyerine ve sokağına yaklaşmamasına,
- Aletler, telefon vb ile tehdit edip rahatsız edememesine,
Karar verir. Fail eğer bu 6284 emrini bir kez dahi ihlal ederse uyarısız şekilde ve derhal 3 ile 15 gün aralığında "Tazyik Hapsine" (zorlama hapsine) atılır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Haklarınızı Çaresizce Beklemeyin, Adaleti Talep Edin
Toplum baskısı veya "çocuklarımın babası / ne yapacağım ve nereye gideceğim" korkusu nedeniyle sessizliğe gömülmek; ne yazık ki şiddetin dozu artırmakta ve can / ruh güvenliğini geri dönülmez şekilde tehlikeye atmaktadır. Türk Ceza Kanunu ile 6284 Sayılı Korunma kanunları ve kuvvetli bir Boşanma / Aile Avukatı kalkanıyla hayatınızı hukuken güven altına almak hiç zor değildir.